ANADOLUTURKEY.BLOGCU.COM

en güncel blog

Google
OTİZM DÜNYASI

Kategoriler

GÜNLÜK FAL
Sinema film fragman
ve muhabbet yeri!
GÜNÜN VİDEOSU -Carlosun golleri-

Son Haberler

  • Başlıksız
  • Bizi ayıramazsınız!
  • RAHİP VE HAHAM, İMAM HATİPLERE HOCA OLUYOR
  • İSTİFA ETMİYORUM, GÖREVİMİN BAŞINDAYIM
  • YÜKSEKOVA'DA PATLAMA: 1 ASKER ŞEHİT

  • Son Yorumlar

    petek dinçöz
    cevapp
    cevabı
    merhabalar
    nasıl
    :)
    az olmuş
    yalan
    çok güzledi
    Hacker ve Lamerlere Karşı Güvenlik Sistemi MSN KORUMA




    More Cool Stuff At POQbum.com

    Kadınların en belirgin özellikleri

    Hiç bitmeyen diyetler, sorular, ağlamalar… Genellikle de çok alış veriş yaptıkları konusunda şikâyet edilen kadınları, erkekler bakın başka hangi özelliklerle anıyor.

     Gerçek olmasa bile güzel olduğunu duymayı istemek

    • İstedikleri bir şey de bile, en az üç kere hayır demek

    • Hiç otuz yaşına girmemek

    • Bir ortama girdiklerinde, diğer kadınlarla kendilerini kıyaslamak

    • İsteği reddedilince, ağlamayı silah olarak kullanmak

    • Ağlarken yalnız olmamak

    • ‘Yok, bir şey’ derken, aslında çok şey anlatmak

    • Terk edildiklerinde, sığınacak omuz aramak

    • Aslında her şeyi hatırlasa da unutmayı kaçış yolu olarak görmek

    • Daima rejim yapsa da bunu sadece kilo verdiğinde duyurmak

    • Kilolarını, olduğundan eksik söylemek

    • Bir ricada bulunacağı vakit, en tatlı gülümsemesini kullanmak

    • En yakın kız arkadaşını sevgilisinden kıskandığı için sürekli onun dedikodusunu yapmak

    • Konu aşk olunca, intikam almaktan hoşlanmak

    • Yeteri kadar çantası ve ayakkabısı olsa bile, hep ihtiyacı olduğunu söylemek

    • Alışveriş merkezlerinde, kendini kaybetmek

    • Satın almayacağı bir şey için bile vitrin önlerinde vakit geçirmek

    • Yol tarif ederken genellikle takı bulunan ellerini kullanmak

    • Hep filmlerdeki gibi bir aşk istemek

    • Kesin cevabı olmayan konular hakkında sorular sormak

    • Haksız olduğu zamanlarda bile, duruma kendince nedenler bulmak

    22/5/2008 | Kategori: KADINCA | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

    Kadının 17 derdi

    Kadınların başına bela olan tam 17 dert var... Ancak bu rahatsızlıkların hepsinin de tedavisi mevcut... İşte kadınların büyük dertleri ve tedavi yöntemleri:
    Beyinde kan dolaşımı problemleri:
    Medikal tedavi ile bu hastalıkları çözmek mümkündür.
    Guatr’daki rahatsızlıklar:
    Bu hastalığı çözmenin iki yöntemi var. Biri ilaç, yani medikal tedavi, diğeri ise operasyonla müdahale etmek. Hastalıktan korunmak için iyotlu besinler almakta fayda vardır.
    Kronik bronşit gibi rahatsızlıklar:
    Bu tip hastalığın tedavisinde önerilen yöntem; nefes yollarını açıcı ilaçların yanı sıra antibiyotik kullanımıdır. Ayrıca, oksijen tedavisi ve de vitamin takviyesi ile vücudun güçlendirilmesi de gerekir.
    Omurilik, sırt ve bel ağrıları:
    Bu rahatsızlıklardan kurtulmak için fizik tedavi ve de ilaç tedavisi uygulanıyor. Masaj, ortopedik yataklar, hastalığın durumuna göre uygun yatış şekilleri öneriliyor.
    Böbrek ve taş ağrıları:
    Taş kırma operasyonları, ağrı kesiciler, cerrahi müdahale ve de ilaçla oluşan üriter enfeksiyona antibiyotik katkı gibi bu soruna karşı şimdi pek çok çözüm rahatlıkla uygulanabiliyor.
    Bacaklarda oluşan romatizmalar:
    Anti romatizmal ilaçlar çözümdür. Fizik tedavisi ve de uzun yürüyüşlerle jimnastik yararlıdır.
    Migren:
    Bu hastalık için kadın-erkek ayrımı yapmadan hastanın durumuna ve ağrısına göre tedavi önerilir. Akupunktur ile başarı sağlanmıştır. Psikoterapi yöntemi, psikolojik kökenli migren için etkindir.
    Aşırı kepeklenme ve cilt bozukluğu:
    Kepek önleyici şampuanlar, sık sık saçların yıkanması ve hakiki zeytinyağından yapılmış sabunlar bu sorunları çözmeye yetebilir.
    Sinüzit, göz ve burun iltihaplanması:
    Sinüs, yollarını genişletici ilaçlar kullanılabilir. İltihaplanmalara karşı antibiyotik ve vitamin takviyesi yapılabilir. Veya direkt cerrahi müdahale edilerek iltihap boşaltılabilir.
    Kalp ve tansiyon rahatsızlıkları:
    İlaç tedavisi ve kolesterolü düşük yiyeceklerle bu rahatsızlıkların üstesinden gelinebilir. Kalori harcanmasının çok düştüğü ileri yaşlarda sıkı bir diyet ve mutlaka egzersiz yapılmalı.
    Safra kesesi rahatsızlığı:
    Kadınlarda sık görülen safra kesesi rahatsızlıklarının önlenmesinde diyet çok önemlidir. Yağlı ve protein zengini yiyeceklerde ölçülü olmak ve ilaç tedavisi çoğu durumda yeterlidir. Aksi takdirde cerrahi müdahale gerekebilir.
    Mide ve bağırsak rahatsızlıkları:
    İlaçlarla birlikte rejim, posalı yiyeceklerin tüketilmesi gerekmektedir. Cerrahi tedavi çok gerektiği durumlarda yapılır.
    Regl ağrıları ve düzensizlikleri:
    Menopoz dönemi ve hormonal dengenin bozulmasında hormon düzenleyici ilaçlar, iltihap kurutucular ve de analjezikler kullanılır.
    El ve ayak bileklerinin tutulması:
    İlaç tedavisinin yanı sıra fizik tedavisi de gerekir. Parmak eklem kireçlenmeleri ve mantar: Fizik tedavi, parafin banyosu ve mantar önleyici ilaçlar kullanılır..

    AYAKKABI deyip geçmeyin!
    Bilinçli ayakkabı seçimi, yaşam süreci içinde oluşabilecek bazı sağlık problemlerini engelleyebilir. Ayak problemlerinin önemli bölümü ayakkabı seçiminden dolayı ortaya çıkıyor. Bilinçli ayakkabı seçimi, hayat süreci içinde oluşabilecek bazı sağlık problemlerini engelleyebilir. Özellikle sivri burunlu ayakkabılar sağlıklı bulunmuyor. Ayak sağlığı için öncelikle ayağın şekline uygun ayakkabılar seçmeye özen göstermek gerekiyor. Rastgele, sonradan genişler düşüncesiyle alınan ayakkabılar ayak sağlığını olumsuz etkiliyor. Bazı ayakkabılar basma bozukluğu, tırnak batması, ayak mantarı, nasır, ayak parmaklarında şekil bozukluğu, yorulma, bilek burkulması, ayak, bacak ve bel ağrısına neden olabiliyor.

    RAHATLIK ÖNEMLİ
    Ayakkabı seçerken model ve renkten önce rahatlığına, ayakkabının doğal malzemelerden imal edilmiş olmasına özen gösterilmesi gerekiyor. Ayakkabı alan kişinin en uzun parmak ile ayakkabının ucu arasındaki en az 2 santim boşluk olmasına dikkat etmesi gerekiyor. Dar kalıplı, üstü basık, sivri burunlu, yüksek topuklu ayakkabılar bir çok problemin davetiyesidir.

    Doğru ayakkabı için tavsiyeler
    >> Ayak ağrılarını kulak arkası etmeyin, mutlaka bir uzmana görünün.
    >> Ayağınızın parmak aralarını düzenli olarak yıkayın ve ayak tırnaklarını düzgün kesip, çok kısaltmayın.
    >> Sivri burunlu ayakkabıları mümkün olduğunca tercih dışı bırakın.
    >> Şeker hastaları ve kan dolaşımı problemi olanlar ile kalp hastalarının tırnaklarının başkaları tarafından kesilmesi daha doğrudur. Çünkü bu grup enfeksiyona eğilimlidir.
    >> Her gün aynı ayakkabıyı giymeyin.
    >> Mesleğinize göre ayakkabı seçin.

    UZMAN GÖRÜŞÜ

    Kundak ortopedik açıdan zararlı...

    Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Yücel Tümer
    Bebekler doğduklarında kalçalarını ve dizlerini bükerek ve kalçalarını yana açarak sırt üstü yatarlar... Bu pozisyon yeni doğan bir bebeğin doğal pozisyonudur... Bu pozisyonda kalça ve diz çevresindeki kaslar gevşektir...
    Bu doğal pozisyon, bizim kalça çıkıklarını tedavi ettiğimiz pozisyonun aynıdır. Bu sayede çocuklar iyileşmektedir...
    Geleneksel kundağa sarma yöntemiyle bebeğin doğal iyileşme pozisyonunun bozulması, kalça çıkıklarının doğal iyileşmesini engeller...
    Çıkık ilk aylarda tanınırsa tedavisi kolay ve masrafı azdır. Basit bandajlarla birkaç ay içinde hasta iyileştirilebilir...
    Kalça çıkığı ne kadar geç fark edilirse tedavisi de o derece güçleşir...

    KADININ GÜNLÜĞÜ

    Evleneceğiniz kişi o mu?

    Uzmanlar nikah defterine imza atmaya hazırlanan çiftleri uyarıyor... Sevdiğinize ‘evet’ demeden önce bir kez daha düşünün...
    >>Önceki ilişkileri değerlendirin: Bu tecrübeler, size karşı cinste neye önem verdiğinizi öğretecektir.

    >>Umutsuz evlilikler yapmayın: Korku, güven duymak ya da evden uzaklaşmak için yapılan evlilikler uzun ömürlü olmuyor.

    >>Evleneceğiniz kişiyi tanıyın: Kim olduğunu gerçekçi şekilde belirleyin ve sadece sizin istediğiniz kişi olması için çaba harcamayın.

    >>Denginizle evlenin: Karı-kocadan birinin diğeri üzerinde hakimiyet kurduğu evliliklerden hayır gelmiyor.

    >>En az bir yıl bekleyin: İstatistikler, acele evlenen kişilerin aynı hızla boşandıklarını ortaya koyuyor.

    >>Bağımlılığı olan kişilere dikkat: Sigara alışkanlığı gibi basit bağımlılıklar bile problem olabiliyor.

    >>Diyalog kurabileceğiniz biriyle evlenin: Evlenmeden önce müstakbel eşinizle diyalog kuramıyorsanız, nikahtaki keramet pek bir işe yaramayacaktır.

    >>Heyecanı göz ardı etmeyin: Evlilikte heyecan ve ihtirasın gerekli olduğunu aklınızdan çıkarmayın.

    GÜNÜN YEMEĞİ

    Patlıcanlı Börek

    Malzemeler
    >> 2 adet patlıcan
    >> 2 adet yumurta
    >> 100 gram kaşar peyniri
    >> 4 parça kare milföy hamuru
    >> Tuz, karabiber
    >> 2 çorba kaşığı
    kıyılmış maydanoz
    >> 1 çorba kaşığı tepeleme tereyağı

    HAZIRLANIŞI
    Patlıcanları küp şeklinde kesip tuzlu suda bekletin. Tereyağını tavada eritip, suyunu iyice sıktığınız patlıcanları ilave edin, orta ateşte yumuşatın. Yumurtayı çırpın, birazını üstüne sürmek için ayırın. Kaşarı, beyaz peyniri, maydanoza, tuzla, karabiberi ekleyin. İyice yumuşayan patlıcanları yumurtalı karışımı dökün. Arasına iki adet mutfak folyosu koyarak genişletin. Patlıcanlı harçtan koyarak rulo yapın. Tepsiyi yağlayın, hamurların birleşme yeri alta gelecek şekilde dizin. Bıçakla zikzak biçimde çizin, fırında 15 dakika süreyle pişirin.

    ...afiyet olsun...

    PÜF NOKTASI
    >> Mutluluk otları denilen papatya, nane, ıhlamur ve portakal çiçeklerinin hepsini iyice kaynatıp çay gibi akşamları içerseniz hem çok rahat uyursunuz, hem sabahları zinde kalkarsınız, hem de vücudun su ihtiyacını en iyi şekilde karşılarsınız.

    >> Soyulmuş elma kabuklarını atmayın. Bir kavanoza koyun. Üzerini kapatacak kadar, kaynatıp soğuttuğunuz suyu ilave edin. 2 tatlı kaşığı toz şeker koyun. Ağzını kapattıktan sonra ılık bir yerde bir süre bekletin. Sirkeniz olunca süzerek kullanın.

    12/4/2008 | Kategori: KADINCA | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

    Çalışan kadın neden suçluluk duyuyor?

    Çalışan kadın, bir de anne olduğunda sorumluluğu kat kat artıyor. Ona en fazla suçluluk hissettiren ise; Kutsal Anne Mit'i.
    Anne ve iş kadını kimlikleri arasında sıkışıp kalan kadınlar, çocuklarına karşı yeterli olamadıklarını düşünüp, suçluluk duygusuna kapılıyor. Medical Park Bursa Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Hüseyin Tatar'a göre; çalışan kadındaki 'suçluluk duygusu', henüz bir kız çocukken kafamıza kazınan 'kutsal anne' rolünden kaynaklanıyor.

    Tüm dünyada çalışan annelerin ortak sorunu, evleri ile iş yerleri arasında tercih yapmak zorunda kalmaları. Anne ve iş kadını kimlikleri arasında sıkışıp kalan kadınlar, işlerinde ve annelik görevlerinde birtakım sorunlar yaşıyor.

    Başlangıçta durumu idare edebileceğini düşünen kadın, daha sonra bu yoğun tempodan yorgun düşüp, aynı zamanda çocuktan ayrı kaldığı için suçluluk duygusuna kapılıyor. Peki, bu aşamada kadınlar ne yapmalı? Medical Park Bursa Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Hüseyin Tatar; çalışma ve ev hayatının getirdiği sorunları aşmaları için annelere şu tavsiyelerde bulunuyor:

    SUÇLULUK DUYGUSU

    Çalışan anneler çocuklarıyla geçirdikleri zamanı yetersiz buldukları için bir süre sonra kendilerini suçlu hissetmeye başlıyorlar. Suçluluk duygusunu yaratan en önemli neden; kadın kimliğini taşımaya başladığı günden beri anneliğin 'kutsal' bir görev olduğunu öğrenen kızların, bu rolü aksattıklarını ve yerine getiremediklerini düşünmeleridir. Anneler bu suçluluk duygusuyla ister istemez birtakım yanlışlar yaparlar. Bu yanlışların başlıcaları ise; l Çocuğunun her istediğinin yapılması, l Anne eve geldikten sonra tüm zamanını çocuğuyla geçirmeye çalışması, l Annenin suçluluğunu telafi etmek için sürekli çocuğuna bir şeyler alması olarak sıralanabilir.

    Aslında çalışan annelerin kendilerini suçlu hissetmelerine hiç gerek yok! Çünkü araştırmalar; çalışan annelerin çocuklarının yaşadıkları sorunların annenin çalışmasıyla ilgili değil de, annenin kendi kaygısını gidermeye yönelik yaptıkları hatalı davranışlarla ilgili olduğunu göstermiştir.

    GÜVENİLİR BİR KADIN BULUN

    Çoğu çalışan kadının en büyük sorunlarından biri, işyeri ve evdeki işler arasında sıkışıp kalmak. Eve ne kadar yardımcı bir kadın da gelse, istedikleri düzeni sağlamıyor ve dolayısıyla yorgunluk daha da artıyor. Eğer kariyerinizden vazgeçmek istemiyorsanız, evinizde hem temizliğe yardımcı olacak, hem de çocuğunuzun bakımıyla ilgilenecek güvenilir bir kadın alın. Bunun en iyi yolu, çevrenize danışmak veya emin olduğunuz insanlara sormaktır. Ayrıca evinizdeki temizlik aletlerinin güvenli ve pratik kullanımlı olmalarına da dikkat edin. Böylelikle hem çocuğunuzun güvenliğini sağlarsınız, hem yardımcı kadının temizlik yaparken zorlanmamasına hem de çocuğunuza daha fazla zaman ayırmasına katkıda bulunmuş olursunuz.

    PROGRAMLI OLUN

    İş hayatında başarılı olan bir kadın iyi bir program yapmalıdır. Örneğin; hafta içinde işlerin en hafif olduğu günler biraz daha erken çıkarak, çocuğunuzla daha fazla zaman geçirilebilir ve bu şekilde çocuğunuzla birlikte geçirdiğiniz saatleri dengeleyebilirsiniz.

    HER ŞEY MÜKEMMEL OLAMAZ DEĞiL Mi?

    Çalışan anne olmak yetersiz anne olmakla aynı şey değildir, yeter ki çocuklarına kaliteli zaman ayırılabilsin" cümlelerini hiç aklınızdan çıkarmayın. Önceliklerinizi belirleyin ve yapacaklarınızı öncelik sırasına göre dizin. Eve gittiğinizde çocuğunuzla mı zaman geçireceksiniz, kendinizle ilgili yapmanız gereken bir şeyler mi var? Elbette ki, öncelikleriniz günden güne değişiklik gösterebilir. Esnek olup yapacaklarınızı sıralarken, zamanın sınırsız, sizin de 'biyonik kadın' olduğunuz şeklinde bir yanılgıya düşmemeye gayret edin.

    "İşyerinde emzirme odası gibi özel imkânlar yaratılması için diğer annelerle birlikte mücadele edin.

    Ofisteyken işe, çocuğunuzlayken de sadece ona yoğunlaşın.

    Ev işleri ve çocuk bakımını eşinizle eşit olarak paylaşın.

    Mümkünse ev işinde de yardımcı olabilecek bir bakıcı tutun.

    Çok iyi organize olun. Çocuğun çantası, kıyafetleri gibi detayları geceden hazırlamaya çalışın.

    Eviniz işyerine yakın olsun. Böylece yolda geçireceğiniz zamanı çocuğunuza verebilirsiniz.

    Çalıştığınız için çocuğunuza karşı kendinizi suçlu hissetmeyin.

    Çocuğunuzla vakit geçirmek için rutin davranışlara başvurun. Yatakta TV seyrederek ya da okuldan çocuğunuzu kendiniz alarak onunla daha bol vakit geçirebilirsiniz.

    TÜM ZAMAN DEĞiL, KALiTELi ZAMAN!

    Her şeyin, her yaptığınızın mükemmel olması gerekmiyor. Bir şeyi mükemmel yapmak pek çok irili ufaklı, haz verebilecek veya gerekli şeyi ihmal etmek anlamına gelebilir.
    Çocuğunuzla geçireceğiniz zamanı onunla birlikte programlayın ve bu programa olabildiğince sadık kalmaya çalışın.

    İyi ve yeterli anne olmanın tüm zamanınızı çocukla geçirmek olduğu şeklindeki yanlış inancınızdan vazgeçin.

    Annelik konusunda iyi niyetli ve yeterli olduğunuza inanın.

    Çocuğunuzu mutlu etmek için elinizden gelen her şeyi yapsanız bile bazen çocuğunuz mutlu olmayabilir. Bu durum onun gereksinimlerini karşılayamadığınız anlamına gelmez. Elinizden geleni yaptığınıza ilişkin duygu ve düşüncelerinizi çocuğunuzla paylaşın ve mutlu olmanın artık büyük ölçüde kendisine bağlı olduğunu söyleyin.

    Bugün
     

    23/3/2008 | Kategori: KADINCA | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

    İlaçlarla ilgili şok iddia!

    İlaçlarla ilgili şok iddia!

    Kullandığımız ilaçların yan etkileri olduğunu hepimiz az çok biliriz ve genelde bu yan etkilere karşı önceden uyarılırız. Peki bu yan etkiler bizi ölüme götürüyor ama haberimiz bile olmuyorsa?

    Amerikalı uzman kimyager Shane Ellison, ilaçlara verdiği onayı dünyada ölçü olarak kabul edilen Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi'nin (FDA) bazı ilaçlara çıkar karşılığı onay verdiğini iddia ediyor. Ellison, Türkiye'de de kullanılan FDA onaylı ilaçların yan etkileri nedeniyle her 5 dakikada bir ölüm gerçekleştiğini söylüyor.

    Kullandığımız ilaçların yan etkileri olduğunu hepimiz az çok biliriz ve genelde bu yan etkilere karşı önceden uyarılırız. Peki bu yan etkiler bizi ölüme götürüyor ama haberimiz bile olmuyorsa? İlaç üretim fabrikalarında uzman kimyager olarak çalışan Amerikalı Shane Ellison, bu korkunç ihtimalin gerçek olabileceğini iddia ediyor.

    Terapötik beslenme (tedavi edici beslenme) konusunda dünya çapında bir otorite olarak tanınan Shane Ellison, yazdığı “Batı Tıbbı Sağlığınızın Altını Nasıl Oyar” kitabında şok iddialarda bulunuyor. Ellison'a göre FDA'nın onayladığı ve doktorların reçetelere yazdığı ilaçların bir kısmı öldürücü yan etkilere sahip.

    YAN ETKİLER GÖZ ARDI EDİLİYOR

    Ellison, üzerinde çalıştığı ve ciddi yan etkilere sahip olduğu tespit edilen ilacın laboratuvar rapor sonuçlarının tam tersi bir propagandayla satılmaya devam ettiğini görünce istifa ederek sağlık efsaneleri üzerine eğilmeye başlamış. Kitabında FDA'nın geniş bir yetkisinin olmasının onayladığı ilaçların güvenilir ve etkin olduğu gibi bir düşünce oluşturduğunu anlatan Allison, hayat kurtaran pek çok ilacı ayrı tutarak, bazı ilaçların zararlı yan etkilerinin göz ardı edildiğini ve pek çok ilacın da gereksiz yere insanlara kullandırıldığını iddia ediyor.

    FDA uzmanlarının yarıdan fazlasının ilaç şirketleriyle doğrudan maddi ilişkileri olduğu ifade edilen kitapta, uzmanların çoğunun ilaç şirketlerinden hisse sahibi olduğu ya da danışma ücreti veya araştırma ödeneği aldığı anlatılıyor.

    SALGIN HASTALIK GİBİ

    Eski FDA biyoistatikçisi Michael Elashoff'un “FDA görevlileri 'Bu ilacı onaylamalı mıyız?' diye sormuyorlar. Onlar 'Bu ilacın onaylanmasını nasıl sağlayabiliriz?' diye soruyorlar” sözlerini de aktaran kitaba göre, FDA halkın sağlığını etkileyecek ilaçları yeterli derecede incelemeden onaylayan bir hükümet kuruluşu.

    20 yılı aşkın süre FDA üyesi olan David Graham'ın bir söyleşide “İlacı onaylayan kişiler, bu ilaçla ilgili bir güvenlik sorunu olduğunu gördüklerinde, tavır koymada son derece isteksiz davranırlar. Çünkü bu onlara kötü bir şekilde yansıyacaktır” dediği de aktarılıyor. FDA tarafından onaylanmış birçok ilacın, her yıl yaklaşık 106 bin kişiyi öldürdüğü, bunun da her 5 dakikada gerçekleşen bir ölüme karşılık geldiği de kitapta verilen bilgiler arasında.

    KOLESTEROL ÖMRÜ UZATIYOR

    Ellison'un bir başka iddiası da aslında hastalık sayılamayacak sıradan şikayetlerin, bir hastalıkmış gibi etiketlenerek hastalık icat edildiği ve bu hastalığa karşı geliştirilen ilaçların gereksiz yere insanlara kullandırıldığı. Bir görevi de ilaç reklamlarını denetlemek olan FDA bu ilaç reklamlarına göz yumuyor.

    Ellison bu hastalıklardan birinin “kolesterol” olduğunu söylüyor. Ellison'a göre kolesterol seviyesiyle damar sertleşmesinin hiçbir ilgisi olmadığı yapılan çalışmalarla kanıtlanmış. Hatta yüksek kolesterolün ömrü uzattığını ifade ediyor Ellison. Kitabının Batı tıbbına değil, Amerikan doktor, hasta ve ilaç şirketlerinin açgözlülüğüne bir saldırı olduğunu söyleyen Ellison, sağlıklı bir yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıkları kazanmak gerektiğinin altını çiziyor.

    Şüpheli ilaçlar

    Posicor isimli ilaç deneylerde bu ilacı kullanan hastalarda ölümün, plasebo kullananlara göre daha yüksek gözükmesine rağmen, 1997 yılında yüksek tansiyon tedavisi için onaylandı. Piyasaya sürüldükten sonra 200 kişi öldü. İlaç 1998'de piyasadan çekildi.

    Vioxx isimli ağrı kesici yapılan araştırmalarda kalp krizine neden olmasına rağmen onaylandı. Sekiz ülkede satılan Vioxx'un 88 bin ila 139 bin Amerikalı'ya zarar verdiği düşünülüyor. İlaç yasaklandı.

    En sık kullanılan antidepresanlardan biri olan Prozac'ın agresif davranışlara ve intihara neden olabildiği yapılan deneylerde görüldü. FDA kendi yaptığı analizde, 1987'den itibaren Prozac'la ilişkili 20 binden fazla intihar olduğunu açıkladı.

    Antipsikotik olan Zyprexa ile ilgili 6 haftalık klinik araştırmalarda 20 ölüm görüldü, bunun 12'si intihardı. Çalışmalar kısa süreli ilaç kullanımının sonucunda tip II diyabet görülme olasılığının 10 kat arttığına işaret etti.

    Uzman görüşü

    Para var oldukça böyle şeyler olacaktır

    İ.Ü Cerrahpaşa Tıp Fak. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ABD Metabolizma ve Beslenme Bilimdalı üyesi olan ve bu konuyu yakından takip eden Prof. Dr. Ahmet Aydın FDA hakkındaki iddiaları şöyle dillendiriyor. “Bir çok ülkede yabancı ilaçlar onaylanırken “FDA'dan geçti mi?” diye sorulur.

    Bu “FDA'dan geçen bir ilacın üzerinde gerekli deneyler yapılmıştır. O kabul ediyorsa biz de kabul ederiz” gibi bir iyi niyetle söyleniyor. Birçok ilaç için bu doğru da olabilir. Ama bazen o çalışmaların saptırıldığını görebiliyoruz. FDA'nın, 'her yaptığı kötüdür' demek istemiyorum ama zaman zaman hatalar yapıyor. Çünkü paranın bir gücü var ve bu Amerika'da daha etkin çalışıyor. Para var olduğu müddetçe bu tür şeyleri göreceğiz. Mesela FDA'nın Vioxx adlı ilaç hakkında defalarca uyarılmasına rağmen ilacı piyasaya çıkarması bir hataydı. Yaşanan felç olaylarından sonra yasaklandı.

    FDA güvenilir bir kurum iddialar gerçek değil

    Kendisine ülkemizde de çok miktarda kullanılan Prozac isimli antideprasanın güvenilirliğini sorduğumuz Memory Center Nöropsikiyatri Merkezinden Psikiyatri Uzmanı Dr. Oğuz Tan ise iddialara katılmıyor: “FDA dünyanın en önemli ve güvenilir kurumlarından biridir. Bu iddiaları dile getirenler, Amerika gibi hukuk sisteminin gayet gelişmiş olduğu bir ülkede neden yargıya başvurmuyorlar.

    FDA'da bütün ilaçlar için gerekli olan deneyler bilim kurullarıyla titizlikle gerçekleştirilir. Faydası zararından ağır basıyorsa, gerekli uyarıları da yaparak ilacı piyasaya sürer. Prozac ise antidepresanlar arasında en güvenilir olanlarından biridir. İlk antidepresanlar mayalı ürünlerle birlikte alındığında ölüme bile neden oluyordu. Prozac ise günümüzde hamilelerde bile güvenle kullanılabilen bir ilaçtır. İntihar eğilimini arttırmaz, azaltır

    Yenişafak

    25/2/2008 | Kategori: KADINCA | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

    <Önceki Yazılar |

    Accident Car Dallas Lawyer
    Accident Car Dallas Lawyer Counter
    resimler
    Bedava100.Net -Genel Türk Web Siteleri AramaniA=Arama Motorunuz
    <%%>

    TÜRK TELEKOM FATURA SORGULAMA
    HizmetNo:
    Ör: Telefon hizmeti için: 3121234567
    Aşağıdaki resimde görülen güvenlik kodunu giriniz:
    Soru ve Sorunlarınız için 444 1 444'ü arayınız.

    SüperTeklif'e üye ol, sen de kazan!