ANADOLUTURKEY.BLOGCU.COM

en güncel blog

Google
OTİZM DÜNYASI

Kategoriler

GÜNLÜK FAL
Sinema film fragman
ve muhabbet yeri!
GÜNÜN VİDEOSU -Carlosun golleri-

Son Haberler

  • Başlıksız
  • Bizi ayıramazsınız!
  • RAHİP VE HAHAM, İMAM HATİPLERE HOCA OLUYOR
  • İSTİFA ETMİYORUM, GÖREVİMİN BAŞINDAYIM
  • YÜKSEKOVA'DA PATLAMA: 1 ASKER ŞEHİT

  • Son Yorumlar

    petek dinçöz
    cevapp
    cevabı
    merhabalar
    nasıl
    :)
    az olmuş
    yalan
    çok güzledi
    Hacker ve Lamerlere Karşı Güvenlik Sistemi MSN KORUMA




    More Cool Stuff At POQbum.com

    Öğretmenlerin Şubat Ayı Atama Kılavuzu Yayınlandı

    Birlerce Öğretmen Tarafından Beklenen ve Şubat Ayında Yapılacak Atamaları İçeren "2008-1 Atama Dönemi Öğretmenlik İçin Elektronik Başvuru Formu" Yayınlandı. Başvurular 11- 21 Şubat 2008 Tarihlerinde Elektronik Ortamda Yapılacak ve Toplam 4 Bin 786 Öğretmen Atanacak.

    Bilerlerce öğretmen tarafından beklenen ve Şubat ayında yapılacak atamaları içeren "2008-1 Atama Dönemi Öğretmenlik İçin Elektronik Başvuru Formu" http://personel.meb.gov.tr adresinde yayınlandı. Başvurular 11- 21 Şubat 2008 tarihlerinde elektronik ortamda yapılacak ve toplam 4 bin 786 öğretmen atanacak. Atamalar, 25 Şubat 2008 tarihinde yapılacak.

    Şoplam 4 bin 786 öğretmen atanacak. Atamaya, 2004, 2006 veya 2007 yılı KPSSP10 puanıyla girilebilecek. Toplam 21 alanda öğretmen alımı yapılırken, en fazla öğretmen alımı 687 kişi ile Sınıf Öğretmenliği'nde olacak. Sınıf Öğretmenliği'ni ise 492 kişi ile İngilizce, 400 kişi ile Bilgisayar izliyor. Ayrıca Beden Eğitimi için 340 öğretmen alınırken, Hacettepe Üniversitesi Spor Bilimleri ve Teknolojisi Yüksekokulu mezunları da bu alanda öğretmenlik başvurusu yapabilecek. İnternet ortamında yapılacak başvuruların il ya da ilçe milli eğitim müdürlüklerinde oluşturulan başvuru bürolarından onaylatılması gerekiyor.

    -SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENLER VE AKADEMİSYENLER DE ATANABİLECEK-

    MEB, Şubat atamalarına; ilk defa öğretmen olacakların yanı sıra, özel okullarda görev yapan öğretmenler ile vakıf üniversitelerindeki akademisyenlerin de başvurmasına izin verdi. Ayrıca sözleşmeli olarak geçtiğimiz yıllarda atanan öğretmenler de 2008/1 atamalarında kadrolu öğretmen olmak için başvuruda bulunacak. Geçtiğimiz aylarda da Şubat ayı atamalarında yeni öğretmen alınmayacağı ve sözleşmeli öğretmenlerin atanacağı haberleri yer almıştı.

    -ATAMA YAPILACAK BÖLÜM VE ÖĞRETMEN SAYISI-


    BÖLÜM TABAN PUAN ALINACAK KİŞİ


    1 Beden Eğitimi 73 340


    2 Bilgisayar 69 400


    3 Biyoloji 87 5


    4 Coğrafya 77 54


    5 Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 69 188


    6 El Sanatları / Dekoratif Sanatlar 70 36


    7 Felsefe 80 13


    8 Fen ve Teknoloji / Fen Bilgisi 85 299


    9 Giyim / Hazır Giyim / Moda Tasarımı 85 22


    10 Görme Engelliler Sınıfı Öğret. 45 13


    11 İHL Meslek Dersleri 69 12


    12 İHL Meslek Dersleri (Arapça) 70 5


    13 İlköğretim Matematik Öğretmenliği 74 381


    14 İngilizce 69 492


    15 İşitme Engelliler Sınıfı Öğretmenliği 50 15


    16 Müzik 53 142


    17 Nakış 71 13


    18 Okul Öncesi Öğretmenliği 70 282


    19 Psikoloji 68 5


    20 Rehber Öğretmen 68 288


    21 Resim-İş / Resim / Görsel Sanatlar 68 157


    22 Rusça 60 10


    23 Sağlık Bilgisi 60 15


    24 Sınıf Öğretmenliği 66 687


    25 Sosyal Bilgiler 80 170


    26 Teknoloji ve Tasarım 53 200


    27 Trikotaj 65 4


    28 Turizm ve Otelcilik Grubu 84 3


    29 Türk Dili ve Edebiyatı / Dil ve Anlatım / Türk Edebiyatı 79 204


    30 Türkçe 70 293


    31 Zihin Engelliler Sınıfı Öğretmenliği 45 38


    TOPLAM 4.786.

    10/2/2008 | Kategori: EGITIM | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

    özürlü çocuğa 292 ytl eğitim bedeli

       Özel örgün eğitim veya yaygın eğitim programlı kurumlar tarafından özürlü çocukların eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerine yönelik verilen bireysel eğitim bedeli aylık 292 YTL.

    Milli Eğitim Bakanlığı'nın gözetim ve denetimi altında özel örgün eğitim veya yaygın eğitim programı uygulayan kurumlar tarafından özürlü çocukların eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerine yönelik olarak verilen bireysel eğitim bedeli aylık 292 YTL, grup eğitim bedeli ise aylık 84 YTL olarak tespit edildiği" bildirildi.

              Maliye Bakanlığının konuya ilişkin 2008 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Uygulama Tebliği, Resmi Gazetenin bugünkü sayısında yayımlandı. Tebliğ, 1 Ocak 2008 tarihinden geçerli yürürlüğe girdi.

    Konuya ilişkin, 1 Haziran 2007 tarihinde yürürlüğe giren tebliğde, bireysel eğitim bedeli aylık 280 YTL, grup eğitim bedeli ise aylık 80 YTL olarak belirlenmişti.

    AA

    29/1/2008 | Kategori: EGITIM | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

    Anne ve babaların eğitim hataları

    Anne ve babaların eğitim hatalarıÇocukların ödeve soğuk bakmaları ve ödev yapmak istememelerinde ailelerin ve öğretmenlerin bazı yanlış tutumlarının etkisi olabilir.

    Ödev çocuk için bir korku nesnesi haline geldiyse çocuk ödevden de okuldan da soğur. Okul günleri aklına geldikçe bile irkilir, o günleri nefretle ve soğuk duygularla hatırlar. Böyle durumlarda çocuğun öğrenmesi de zaten kalıcı olmaz. Ödevi böylesi bir korku aracı haline getirmeme konusunda anne babalar kadar öğretmenler de duyarlı olmalıdır. Verilen ödevler bütünleştirici, konunun anlamına yardımcı, çocuğu sıkmadan merak uyandıracak mahiyette az ama öz olursa çocuk için daha faydalı olacaktır.

    Çok başarılı bir öğretmen emekli olurken genç bir meslektaşı kendisine başarısını neye borçlu olduğunu sormuş, başarılı öğretmen şöyle cevap vermişti: "Öğrencinin başarılı olabilmesi için dersi sevmesi, dersi sevebilmesi için öğretmeni sevmesi, öğretmeni sevebilmesi için de öğretmenin öğrenciyi sevmesi gerekir. Öğrenciyi seversen ona öğretmek daha kolay olur." Gerçekten de sevginin çocukları etkileyici bir gücü vardır. Bu gücü kullanabilmek için öğrenciye değer vermek gerekir.

    Öğrenciyi azarlayan, aşağılayan, hata yaptığı zaman yerin dibine batıran, arkadaşları arasında küçük düşüren öğretmen modeli bu çağın modeli değildir. Ne yazık ki hâlâ öğrencileri aşağılayan, kaba kuvvet uygulayan öğretmenlere rastlayabiliyoruz. Halbuki çocukta korku duygusu yerine sevgi duygusunu harekete geçirerek öğretmek çok daha kolaydır. Öğretmen öğrenciye sevgiyle yaklaştığı zaman çocuğun beyni öğrenmeyle ilgili bir mutluluk kimyasalı salgılar ve öğrenme kalıcı hale gelir.

    Ailelerin yaptıkları eğitim hatalarından ilki ise çocuk okuldan gelir gelmez onu dersin başına oturmaya zorlamaktır. Dinlenmesi için hiç fırsat vermeden, hemen ödevini yapmaya zorlamak çocuğun ödeve karşı antipati duymasına, kötü duygular beslemesine neden olur. Bazı anneler sanki çocuk ödevi olduğunu, ders çalışması gerektiğini düşünemeyecekmiş gibi masanın başına oturtana kadar çocuğa sürekli çalışması gerektiğini hatırlatırlar.

     Çocuk hiç dinlenmeden ödeve başlatılırsa ödevden de oyundan bir tat alamaz. Halbuki çocuk okuldan geldikten sonra belli bir süre serbest bırakılsa, rahat bir nefes alsa daha verimli bir çalışma yapacaktır.

    Sürekli ders çalışmasını hatırlatan bir anne varsa, çocuk onu gördüğü zaman sadece ders çalışma zorunluluğunu hatırlar, başka bir şey hatırlamaz. Anneyle çocuğun ilişkisi bozulursa, düzeltmek zor olur; oysa dersteki zayıflık bir şekilde telafi edilir. Onun için anneyle olan ilişkiyi bozmadan ders çalışmayı zevkli hale getirmek gerekir. Aynı şekilde öğretmenle öğrencinin ilişkisi de bozulmadan gidebilmelidir.

    Çocuğun hayatının programlı olması gerekir. Okuldan sonra belli bir süreyi oyun ve dinlenme ile geçirmeli, ardından ders çalışmalıdır. Aileler de bu saatleri belirleyip çocuğun buna riayet etmesini sağlamalıdır.

    Çocuk ders çalışırken ödevin konusunun yanı sıra hayatı, ders çalışma metodunu, disiplinli olmayı, zorluklara dayanmayı öğrenmelidir. Çocuğa güven duygusunun eşlik ettiği bir sorumluluk duygusu kazandırmak gerekir. Aksi halde sadece itaati öğrenir.

     Halbuki çocuk bireysel yaratıcılık, sorun çözme, insanlarla iletişim kurabilme gibi beceriler kazanmalı, sadece kurallara uyan, otoriteye itaat eden bir insan yetişmemelidir. Ancak özgür düşünen, farklı olabilen, sorgulayan, yeteneklerini geliştirebilen çocukların yetiştiği bir toplum gelişebilir. O nedenle ödev salt bir bilgi yığını değil hayat becerisi öğretebilmelidir.

    Yapılan hatalardan birisi de ailelerin çok yüksek motivasyonlu olmaları ve çocuğa devamlı çok başarılı olmasını beklediklerini hissettirmeleridir. Ailedeki yüksek beklenti düzeyine ulaşamayan çocuk ne yaparsa yapsın ailesini memnun edemez. Bu nedenle "Nasıl olsa ben annemi ve babamı memnun edemeyeceğim" deyip yenilgiyi baştan kabul eder hiç çalışmamaya başlar. Aslında yeterince zeki olan çocuk, "yapamam, başaramam" duygusuna yenildiği için başarısız olur.

    Hem öğretmen hem de aile hep olumsuza; çocuğun hatalarına, kusurlarına odaklanırsa çocuğun kendine güveni zayıflar, çalışma şevki kırılır. Sık sık verdiğimiz bir örnek vardır: Diyelim ki çocuk karne getirdi. Notlarının yedi tanesi iyi, üç tanesi zayıf. Çoğu ailenin yaklaşımı neden üç tane zayıf olduğunu sorgulamak şeklinde olur. Aileler bunu iyi niyetle, çocuğun daha başarılı olmasını istedikleri için yapıyorlar fakat farkında olmadan çocuğu ders çalışmaktan soğutuyorlar.

     Oysa "Bak, şu dersler pekiyi, bunları çok güzel başarmışsın. Hadi beraber bu üç zayıfı nasıl düzelteceğimizi düşünelim ve bir çözüm bulalım" denirse çocuk "Annemle babam benim olumlu yönlerimi de görebiliyor" der ve dikkatini zayıfları düzeltmeye verir, başarabileceğine inanır ve çözüm üretir.
    Memory Center

    12/1/2008 | Kategori: EGITIM | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

    Anneleri isyan ettiren çocuklar!

    Anneleri isyan ettiren çocuklar!

    8-12 yaş arasında bir yerde küçük, tatlı çocuğunuz göz deviren, cevap yetiştiren, tepinen, adeta terbiyesiz bir yumurcağa dönüşür.

    8-12 yaş arasında bir yerde küçük, tatlı çocuğunuz göz deviren, cevap yetiştiren, tepinen, adeta terbiyesiz bir yumurcağa dönüşür.

    Uzmanlar "ön ergenlik" olarak da adlandırılan bu dönemin çok büyük fiziksel ve duygusal değişimlerin yaşandığı bir dönem olduğunu belirtiyor ve çocukların ebeveynlerin sınırlarını ve otoriteyi test etmelerini normal olarak değerlendiriyorlar.

    Ancak yaşlarından beklenen bir durum olsa da, ne yazık ki bu yaştaki çocuklar çoğunlukla sınırı fazlasıyla aştıklarını fark edecek olgunlukta olamıyorlar.

    Buna şarkı sözleri, televizyon dizileri ve filmler gibi yollarla toplumun da kaba ve sert davranışlara, en hafif deyişle, göz yummasının etkisi de eklendiğinde, çocuğunuzun bazı tutum ve davranışlarına tahammül edemez bir hale gelebilirsiniz.

    Ne yapmalısınız?

    Çocuğunuzun davranışlarını düzeltmesi; daha hoş ve uygun davranışlar göstermesi için:
    Kendiliğinden yok olacağı ümidi ile kötü davranışlarını görmezden gelmeyin. Kabalık bir dönem değil, öğrenilmiş bir davranıştır.

    Nahoş sözler, odasını toplaması ya da masayı hazırlaması gibi istekleri yerine getirmeyi reddetmesi ve saygısız davranışların derhal üzerinde durulması gerekir.

    Sakin olun. Çocuğunuz size kaba cevaplar verdiğinde bu şekilde davranmasının kırıcı olduğunu bilmesini sağlayın. Öfkelenmenin doğal olduğunu ancak kabalığın doğal karşılanamayacağını belirtin.
    Kendinizi kaybetmeyin. Karşılıklı bir bağrış çağrış içerisine girmeniz sadece çocuğunuza sizi öfkelendirmeyi başardığını görme tatminini yaşatır

    Bunun yerine odadan çıkın ve saygılı bir şekilde konuşmayı başarabildiğinde yanınıza gelebileceğini ve sizinle konuşabileceğini söyleyin.
    Boş tehditler savurmayın. "Bir daha gözlerini o şekilde devirirsen oyarım onları" demeniz hiçbir fayda sağlamaz. Ancak kaba davranışı ve cevap yetiştirmesinin cep telefonu, iPod veya bazı ayrıcalıklarını yitirmesine yol açacağını söylemeniz davranışı hakkında bir kez daha düşünmesini sağlayacaktır.

     Sadece uygulayabileceğiniz gerçekçi tehditler yöneltin ve gerektiğinde bunları mutlaka uygulayın.
    Davranışının nedenini anlamaya çalışın. Çocuğunuz aniden sevimsiz ve tahammül edilemez bir hal aldıysa, bunun nedenini bulun.

     Bu yaşlarda daha ağır akademik sorumluluklar ve karmaşık sosyal sorunlarla karşılaşırlar. Stres, uykusuzluk ve büyüyor olmanın getirdiği bazı durumlar bu gibi olumsuz davranışlara yol açabilir.

    Kibar davranışı ödüllendirin. Kibar ve saygılı davranışlarının takdir edildiğini bilmesini sağlayın; olgun tutumundan dolayı ona teşekkür edin.
    Beklentilerinizi konuşun. Sakin bir zamanınızda karşılıklı olarak oturun ve beklentilerinizin neler olduğunu anlatın.

    Örneğin odasını toplamasını istiyorsanız, ne yapmasını ve ne zaman yapmasını istediğinizi net olarak belirtin. Açık uçlu talimatlar yanlış iletişime ve çatışmaya yol açabilir.

    Sınır koyun. Değişmesini istediğiniz tutumları hakkında konuşun ve bunları istediğiniz şekilde değiştirmesi için yardımcı olmayı teklif edin.

    Ve son olarak her konuda olduğu gibi bu konuda da altın kural: Rol modeli olun. Çocuğunuz sizin bir başkasına karşı kaba konuştuğunuzu ya da kötü davrandığınızı görürse, bu davranışı kopya edecektir.
    Aile

    12/11/2007 | Kategori: EGITIM | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

    <Önceki Yazılar | Sonraki Yazılar>

    Accident Car Dallas Lawyer
    Accident Car Dallas Lawyer Counter
    resimler
    Bedava100.Net -Genel Türk Web Siteleri AramaniA=Arama Motorunuz
    <%%>

    TÜRK TELEKOM FATURA SORGULAMA
    HizmetNo:
    Ör: Telefon hizmeti için: 3121234567
    Aşağıdaki resimde görülen güvenlik kodunu giriniz:
    Soru ve Sorunlarınız için 444 1 444'ü arayınız.

    SüperTeklif'e üye ol, sen de kazan!